0850 622 67 00

İstanbul Gelişim Üniversitesi Moda Ve Tekstil Tasarımı Bölüm Öğrencileri Sergilerini Açtı

İstanbul Gelişim Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı bölüm öğrencileri Dünya’nın nabzını tutarak eserlerini hem sanatsal, hem sosyolojik hem de psikolojik boyutlarıyla da değerlendirerek sergi açtı. Sergide birbirinden farklı vurgu ve temalar vardı. Bu temalar;

1.Unicorn Teması

Mitolojide tek boynuzlu at olarak simgelenen bir hayvandır. Kafasının ortasında düz bir boynuz çıkar. Aynı zamanda saf ve masum olduğuna inanılan ve kanı içildiğinde ölümsüz olacağı kanısına varılan efsanevi bir hayvandır. Bu koleksiyonda hazırlık yapılırken Unicorn'un saf ve temizliğinden etkilenerek kullanılan renkler beyaz ve pembe ağırlıklı yapılmıştır. Unircor'nun boynuz ve kuyruklarından esinlenerek kıyafetlere detaylar verilmiştir. Örneğin boynuzundan esinlenerek taç, küpe ve ayakkabı üstlerine boynuz simgelerini çağrıştıran detaylar eklenilmiştir. Aynı zamanda Unicorn'un kuyruğundan esinlenerek esinlenerek tasarlanmış olan eteğin arkasına Unicor'nun kuyruk formu verilerek renkli tül kumaşlardan demonte edilmiştir.

2.Mermaid Teması

Deniz kızı olarak  adlandırılan Mewrmaid belden yukarısı dişi bir insan görünümünde olan ve aynı zamanda bir balık kuyruğuna sahip olan efsaneleşmiş düşsel bir inanıştır. Bu temayı hazırlarken ilk olarak kullanılan kumaş materyalleri olarak tasarımın temasını çağrıştıran farklı dokular kullanılmıştır. Temamızda ilk olarak bustiyer çalışmasında materyal olarak musluklara sarılan keten dokusu tercih edilmiştir. Bu dokuyu kullanılmasındaki amaç kokusunun yosun ve denizi hissettirmesi ve misina ağlarını çağrıştırması etken olmuştur. Bu çalışmada doğanın bize sunmuş olduğu gözümüzle gördüğümüz aynı zamanda okyanusun binlerce altında yaşayan canlılarında hayal dünyamızı etkilediğini gözlemlemiş olduk.

3. Pop Art Teması

1950 yıllarında tüketim çılgınlığının boy gösterdiği soyut dışa vurumculuğa tepki olarak ortaya çıkan bir sanat türüdür. Bu koleksiyon hazırlanırken gündelik yaşamın bir parçası olarak kullandığımız starbuck kutuları, coco cola, gazoz kapakları, nero ve strabucksta kullanılan karıştırıcılar vb... gibi detaylar kullanılmış olup gündelik hayatta kullanmış olduğumuz nesneler sanatsal bir bağlamda ürünlerin üzerine koleksiyonun bir parçası olarak creatif şekilde uygulanmıştır.

4.Ribbon Teması

Zarif ve şıklığı betimleyen en özel anlarımızda sevdiklerimize almış olduğumuz hediyelerin değerini arttıran ve bizleri özel hissettiren fiyonklar hayatımızın sadece hediye paketlerinde sınırlamak istemedik. Bu çalışmada hediye paketlerinde kullanılan fiyonk detayları tasarımlarında kullanılmıştır. Yapılan tasarımda basic olan bir elbise ve t-shitler üzerine grogren kumaşlardan fiyonk detayları kullanılmıştır. Özellikle grogren kumaşlarda zıt renklerin bir arada kullanılması ile birlikte uyumsuzların uyumu konsepti elde edilmeye çalışılmıştır.

5.Flamingo Teması

Flamingolar denildiğinde ilk olarak akla gelen zarif ve asil hayvanlardır. İki parçadan oluşan koleksiyon bustiyer kısmında pembe ötrişler kullanıldı. Straples olarak tasarlanan bustiyer süslemelerinde dantel üzerine örgü ve aksesuar olarak bir çift göz kullanılmıştır. Etek tasarımında tamamı pembe ve kabarık tül kullanıldı, burada asıl olarak flamingonun beden kabarıklığı eteğe uyarlanmıştır. Aksesuar olarak manken yüzüne maske, eldiven, atkı ve çoraplar kullanılarak hazırlanmıştır.

6.Kadının Sessiz Çığlığı Teması

Yaşadığımız toplumda ataerkil anlayış nedeniyle toplumsal cinsiyet kavramı ve anlayışı nedeniyle “KADIN” insan olmanın ötesinde sanki bütün toplumun onun bedeni, geleceği ve hayatı ile ilgili karar verebileceği bir canlıymışçasına algı ve anlayış mevcuttur. Ailesinin yanında, özel hayatında, iş hayatında sürekli erkeklerin tahakkümü altında yaşaması öğretilen buna karşı çıktığında belirli kelimelerle etiketlenen kadınların çığlığını kimse duymuyor. Bilim dünyasında da kadının bu sessiz çığlığının psikolojik sorunlarda cinsiyete göre sıralamalarda daha riskli bir grupta olduğu görülmektedir. Bunlardan aslında en önemlisi konversiyon bozukluğudur. Konversiyon bozukluğu çeşitli ruhsal sıkıntıların (üzüntü, korku, utanç, öfke) bedensel sorunlara (konuşamama, bayılma, felç, güçsüzlük, duyu kaybı vb) dönüşmesi anlamına gelir. Kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat fazla görülmektedir. Kadınların yaşadığı içsel direniş, dışa vuramayış “Kadının Sessiz Çığlığı”na dönüşmeye başlamıştır.

Biz bu çalışmamızda yapmış olduğumuz tasarımda uzun ebony ve kolları ivory renginde olan bir elbise tasarladık. Bu şekilde tasarlamamızın nedeni ebony aslında kadının yaşamış olduğu ıstırabı betimledik kollarının uzun olması ise kendini sürekli olarak örgüye vermesi ile birlikte tüm negatif enerjisini kolları yardımı ile örgü örerek dışarıya atmaktadır. Görsel düzenlemesinde ise yüzünü bir şapka ile kapatması dışarı ile olan tüm bağlantısını koparmış sadece örgü örerek rahatlayan bir kadın profili yaratılmıştır.

7. Deli  Kadın Teması

Hepimizin yaşamış olduğu çevrede mutlaka kendi karakterini yansıtan ama yansıtırken ise diğer insanlardan çok farklı yönleri olan çevremizde insanlar yaşamaktadır. Yapılan bu çalışmada da kendi yaşam alanımızda farklı olan bu kişilerin belirli karakteristik özelliklerinden yararlanarak bir tasarım oluşturulmuştur. Kendi yaşamış olduğu iç dünyasının özgürce aslında dışa vuran bu kadın temasında sizi diğer kişilerden farklılaştıracak ufak detaylar göze çarpar kışlık kıyafetlerin altına yazlık sandaletler giyebilir, çok fazla koyu renkli ürünler de giyebilirler. Ayrıca bu kişilerin bazılarında keskin red line'larıda bulunmaktadır. Örneğin hayvansal tasarımlardan oluşan kıyafetleri tercih etmezler. Yapılan bu tasarımda üst pelerin olarak eco deri kullanılmış olup ve iç bustiyer olarak slikon malzemeden bustiyer tasarlanmıştır. 

Öğrencilerimiz kendi hayal güçlerine göre belirlenmiş tasarım temalarını oluşturma, piyasadaki satın alma ve pazarlama süreçlerine dair strateji belirleme ile ilgili kazanımları elde etmiştir. Son olarak öğrencilerimiz sadece moda araştırma deyince Vouge vb... gibi dergileri takip etmenin yeterli olmadığını, tüm dünyadaki belli başlı müzeleri, doğayı, ülkelerinde ve dünyada olan sosyal politik ve ekonomik olayların tamamını aynı anda takip etmelerinin şart olduğunu da öğrenmiş oldular.