Tedarik zinciri yönetimi için yeni bir model geliştirdi

Bozulabilir ürünlerin tedarik zinciri yönetiminin giderek önem kazandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Safaei, tedarik zincirlerine öneriler sunan yeni bir model geliştirdi. Safaei, yaptığı çalışmayla toplam maliyetleri en aza indirgemeyi ve ürün kalitesini muhafaza edemeyen depoları en aza düşürmeyi hedefliyor. Safaei’nin çalışması “Trends in Food Science & Technology” dergisinde yayınlandı ve ilgiyle karşılandı.

Tedarik zinciri yönetimi için yeni bir model geliştirdi

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Safaei, tedarik zincirlerine öneriler sunan bir model geliştirdi. Bozulabilir gıda tedarik zincirini optimize etmek, konum, zaman, stok kontrolü ve rotalama gibi tüm yönleri dikkate alarak hazırladığı modelle birlikte tedarik zinciri yönetimine yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen Safaei, “Geliştirilecek yazılımla, kullanıcılar yalnızca verileri girerek hazırlanan modelin tüm çıktılarına ulaşabilecek ve maliyetlerini en aza indirgeyecek” ifadelerini kullandı.

Bozulabilir ürünlerin tedarik zinciri yönetiminin önemine vurgu yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden  (İGÜ) Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Safaei, “Et ürünleri, sebzeler ve meyveler, çiçekler, fotoğraflar, filmler, bilgisayar parçaları, cep telefonları, ilaçlar, kan ve organlar bozulabilir ürünler arasında yer alıyor. Bu nedenle, bu ürünlerin tedarik zinciri yönetimi önemli” diye konuştu.

“TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK 16’NCI İLAÇ PAZARI KONUMUNDA”

Türkiye’nin önemli bir meyve, sebze, fındık, buğday ve süt üreticisi konumunda olduğuna değinen Safaei, “Toplam yenilebilir gıda kaybı ve atığı, yılda 26.04 milyon ton olarak hesaplanmıştır. Türkiye, 80 milyondan fazla nüfusu olan büyük bir ülke olarak, tarımsal üretim ve gıda endüstrisi ekonomisinde önemli rol oynamaktadır.  Gıda endüstrisine ek olarak, Türkiye ilaç endüstrisi, dünya pazar ekonomisi üzerinde çok önemli bir etkiye sahip olabilecek potansiyele de sahiptir. Birçok yeni uluslararası ilaç şirketi, Türkiye'ye yatırım yapmayı planladıklarını açıklamıştır. Türkiye'nin ilaç pazarı, dünyanın en büyük 16’ncı ilaç pazarıdır. Raporlara göre, ilaç sektörünün Türkiye'deki payı 8 milyar, 2023'te 23 milyar olacak ve ihracat 8 milyardan fazlaya ulaşacak. Türkiye'nin ilaç sektörüne yönelik olumlu görünümünü ve ayrıca Türkiye'deki yerli ve yabancı yatırımların stratejik ortaklıkları, birleşmeleri ve satın alımlarını artıracaktır” ifadelerini kullandı.

“TEDARİK MALİYETİNİ DÜŞÜRECEK”

Oluşturduğu modelin tedarik zinciri boyunca bozulabilir malların envanterini optimize etme yeteneğine sahip olacağını belirten Safari, “Türkiye ayrıca 80 milyon tüketici nüfusu ve coğrafi konumu ile gıda ve ilaç gibi bozulabilir malların tedarik zincirinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu ilaç ve gıda tedarik zincirleri hem ulusal hem de uluslararası olarak hizmet vermektedir. Bu tür tedarik zincirlerinin envanter yönetimini optimize etmek, ürünlerde bozulma oranının azaltılmasının bir sonucu olarak tedarikin maliyetini düşürecektir” diye konuştu.

Düzenlenme Tarihi: 22.10.2019