İGÜ’den Kentsel Adalet Vurgusu: Bilim, Umut ve Ortak Yaşam Aynı Çatıda Buluştu
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), uluslararasılaşma vizyonu, disiplinlerarası eğitim modeli ve toplumsal faydayı merkeze alan akademik yaklaşımıyla bilimsel üretimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan öncü yükseköğretim kurumları arasında yer almaya devam ediyor. Öğrenci merkezli eğitim anlayışı, uygulamalı akademik yaklaşımı ve sosyal sorumluluk odaklı projeleriyle dikkat çeken İGÜ, kent yaşamını insan hakları, sağlık, erişilebilirlik ve sosyal adalet ekseninde ele alan önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı.
İstanbul Gelişim Üniversitesi SBF tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Kentsel Adaleti Yeniden Düşünmek: Umut, Ütopya ve Ortak Yaşam Sempozyumu”, akademik bir etkinlik olmanın ötesine geçerek; farklı disiplinleri, yerel yönetimleri, öğrencileri ve bilim insanlarını ortak bir düşünce zeminde buluşturdu.
İGÜ’de Bilim ve Toplumsal Fayda Aynı Zeminde Buluştu
Sempozyuma; İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, Avcılar Belediyesi Başkan Vekili Yüksel Can, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. S. Arda Öztürkcan, Avcılar Kent Konseyi Başkanı Turgay Halisçelik, Avcılar Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Ferihan Hafızoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
Kent yaşamını yalnızca fiziksel bir yapılaşma alanı olarak değil; insan onuru, eşitlik, sağlık ve erişilebilirlik temelinde değerlendiren sempozyumda, bilimsel üretimin toplumsal yaşama etkisi çok yönlü biçimde ele alındı. İGÜ’nün öğrenci merkezli eğitim anlayışıyla şekillenen organizasyon, gençlerin fikir üretme süreçlerine aktif katılımını teşvik eden örnek bir akademik platform olarak öne çıktı.
Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin: “Bilim, toplumun içinde karşılık bulmalıdır”
Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, üniversitelerin yalnızca teorik bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayarak İGÜ’nün disiplinler arası çalışmaları ve öğrenci odaklı akademik üretimi güçlü biçimde desteklediğini ifade etti.
“Akademi, dört duvar arasına sıkışmamalıdır”
Prof. Dr. Bahri Şahin konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Akademinin dört duvar arasına sıkışıp kalmaması gerekiyor. Bilimin, buluşların ve akademik üretimin toplumsal yaşamın içinde karşılık bulması büyük önem taşıyor. Öğrencilerimizin kentsel sorunlara yönelik geliştirdiği yenilikçi ve ütopik çözümler, üniversite-toplum ilişkisinin güçlenmesi açısından son derece kıymetlidir. İstanbul Gelişim Üniversitesi olarak öğrencilerimizin düşünen, üreten ve çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz.”
Avcılar Belediyesi Başkan Vekili Yüksel Can: “Bilimsel çalışmalar yerel yönetimlere yol gösteriyor”
Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin’in ardından kürsüye çıkan Avcılar Belediyesi Başkan Vekili Yüksel Can, üniversite ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Can, konuşmasında özellikle bilimsel verilerin kent yönetimindeki belirleyici rolüne vurgu yaparak şunları söyledi:
“Avcılar’da gerçekleştirdiğimiz tüm kentsel ve sosyal çalışmalar, bu tür nitelikli bilimsel süreçlerden besleniyor. Üniversite çatısı altında geliştirilen vizyoner projeler, yerel yönetimler açısından da yeni bakış açıları oluşturuyor. Özellikle deprem gerçeğini bir an olsun unutmadan, bilimin ışığında ve sorumluluk bilinciyle çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
Dekan Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu: “Bu Organizasyon Fakülte Vizyonumuzu Güçlendiriyor”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu ise sempozyumun fakülte vizyonu açısından taşıdığı değere dikkat çekerek, organizasyonun yalnızca akademik bir etkinlik değil aynı zamanda dönüştürücü bir eğitim modeli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Nizamlıoğlu konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu çalışma artık yalnızca tek bir bölümün değil, tüm fakültenin ortak üretimine dönüşmüş durumda. Öğrencilerimizin bilgiyi pasif biçimde alan bireyler değil; üreten, tartışan ve öğrenme sürecinin merkezinde yer alan aktörler olması bizim için son derece değerli. Klasik derslik anlayışının dışına çıkan bu tür organizasyonlar, fakültemizin eğitim vizyonunu daha da güçlendiriyor.”
Prof. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu: “Kentsel Adalet İnsan Onurunun Gereğidir”
Sempozyumun akademik çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu ise kentleşme süreçlerinin özellikle dezavantajlı gruplar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Yolcuoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Modern kent yaşamında ortaya çıkan sorunlar doğrudan dezavantajlı bireyleri etkiliyor. Kentsel adalet yalnızca mekansal bir düzenleme değildir; aynı zamanda toplumsal bir zorunluluk ve insan onurunun gereğidir. Herkes için eşit, erişilebilir ve hak temelli bir şehir yaşamının kurulmasında sosyal hizmet disiplininin kritik bir rolü bulunmaktadır.”
Prof. Dr. Naci Görür’den “Dirençli Kentler” Vurgusu
Sempozyumun ana konuşmacısı olan Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Marmara Bölgesi’nin deprem riskine dikkat çeken Görür, kentleşme politikalarının bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sadece bina yapmak yeterli değil”
Prof. Dr. Naci Görür konuşmasında, yalnızca yapı stokunun yenilenmesinin yeterli olmayacağını belirterek; ekonomisi, altyapısı, halkı ve yönetim mekanizmalarıyla birlikte bütüncül bir “dirençli kent” anlayışının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Bilimsel rehberliğin ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken sunum, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Konuşmanın ardından İGÜ Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin tarafından Prof. Dr. Naci Görür’e plaket takdim edildi.
İGÜ Öğrencilerinden 10 Farklı Ütopya Tasarımı
Sempozyumun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı ütopya projeleri oldu. Fakülte bünyesindeki 10 farklı bölümden öğrenciler, aylar süren çalışmalar sonucunda kendi disiplinlerinin perspektifiyle özgün kent modelleri geliştirdi.
Sağlık Yönetimi Bölümü “Kairostopolis”, Hemşirelik Bölümü “Bakım Cumhuriyeti”, Ergoterapi Bölümü “Ergosphere”, Sosyal Hizmet Bölümü “Tirü-Anda” ve Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü “Diltopya” başta olmak üzere toplam 10 farklı proje, kentsel adalet kavramını erişilebilirlik, sağlık, sosyal haklar ve ortak yaşam ekseninde yeniden yorumladı.
Büyük Ödüller Sahiplerini Buldu
Jüri değerlendirmelerinin ardından sempozyumda dereceye giren öğrenci grupları açıklandı. Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğrencileri birincilik ödülünü kazanırken, Sosyal Hizmet Bölümü ikinci, Ergoterapi Bölümü ise üçüncü oldu. Dereceye giren öğrencilere kültür-sanat etkinlik biletleri ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (İGÜSEM) bünyesindeki programlarda eğitim bursları takdim edildi.
“Bu Gelenek Burada Bitmeyecek”
Büyük ilgi gören sempozyum, geleceğe yönelik umut ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi. Protokol konuşmaları ve ana sunumun bitiminde, sempozyumun hazırlığında yer alan ve sürecin yürütücülüğünü üstlenen akademik kadro kürsüye davet edildi. Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer, Dr. Öğr. Üyesi Yonca Güneş Yücel ve Arş. Gör. F. Türkan Özırmak, bu fikrin başlangıcından bugüne gelme sürecini katılımcılara aktararak hikayeyi ayrıntılandırdılar.
Kapanış konuşmalarında, kentsel adaletin yalnızca akademik bir tartışma konusu değil; birlikte yaşam kültürünün temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin bilimsel üretimi toplumsal faydayla buluşturan yaklaşımının altının çizildiği etkinlikte, gelecek yıl dördüncü kez bir araya gelinmesi temennisi paylaşıldı.
Eklenme Tarihi: : 21 Mayıs 2026 Perşembe